Karal: Bölgede bulunmak bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur

DEVA Partili Hasan Karal, Somali tezkeresinin otomatik onaylanamayacağını belirterek, görev süresinin değişen tehdit ortamına göre titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yayın: 22 Ocak 2026 - Perşembe - Güncelleme: 22.01.2026 13:46:00
Editör -
Okuma Süresi: 3 dk.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Türk Silahlı Kuvvetleri deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali açıkları ve çevre bölgelerdeki görev süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresine dair TBMM Genel Kurulu’nda açıklamalarda bulundu. Karal, tezkerelerin rutin ve otomatik şekilde onaylanamayacağını vurgulayarak, her seferinde değişen uluslararası konjonktür, artan jeopolitik riskler ve Türkiye’nin uzun vadeli stratejik çıkarları çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yeni Yol Grubu adına konuşan Karal, 2026 itibarıyla Aden Körfezi ve Kızıldeniz hattının yalnızca deniz haydutluğu tehdidiyle değil, küresel güç rekabeti, asimetrik riskler ve yeni çatışma alanlarıyla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Bu nedenle misyon tanımının ve angajman kurallarının güncel tehdit ortamına uygun biçimde belirlenmesinin hayati önem taşıdığını belirten Karal, askeri varlığın gereksiz risklerden kaçınılarak, caydırıcılık ekseninde sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi.

Türkiye’nin deniz haydutluğuyla mücadelede önemli bir birikime sahip olduğunu hatırlatan Karal, Türk Deniz Kuvvetleri’nin NATO Okyanus Kalkanı Harekâtı ve Birleşik Görev Kuvveti CTF-151 başta olmak üzere birçok uluslararası görevde aktif rol üstlendiğini söyledi. Türkiye’nin 2009–2025 yılları arasında yedi kez bu görev kuvvetinin komutanlığını yürüttüğünü anımsatan Karal, bunun Türkiye’nin güvenilirliğinin göstergesi olduğunu belirtti.

Aden Körfezi ve Babülmendep hattının Türkiye’nin ticareti ve ekonomik güvenliği açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Karal, “Bu hatta yaşanacak her istikrarsızlık doğrudan ihracatımızı ve ekonomimizi etkiler. Dolayısıyla bölgede bulunmak bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur” dedi.

Tezkereye “kabul” oyu verdiklerini ancak bunun sınırsız ve denetimsiz bir yetki anlamına gelmediğini ifade eden Karal, Meclis’in denetim görevine dikkat çekti. Karal, “Bu yetkinin hangi amaçla, nasıl ve ne ölçüde kullanıldığını sorgulamak, milletimizin bize verdiği denetim görevinin doğal gereğidir” diye konuştu.

Angajman kuralları, personel güvenliği, diplomatik dengeler ve harcanan kamu kaynaklarının yakından izlenmesi gerektiğini kaydeden Karal, hükümetten askerî başarıların diplomatik masada kalıcı kazanımlara dönüştürüleceği, rasyonel ve öngörülebilir bir dış politika beklediklerini sözlerine ekledi.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.